ALİ ŞERİATİ VE MUSTAZAFLARIN RABBİ

30.9.2007 - Rachel Corrie

Kategori: EBUZERLER

Filistinli bir ailenin yok edilmesini önlemeye çalışırken İsrail'in askeri bir buldozeri tarafından ezilen Rachel Corrie hâlâ gönüllerde yaşıyor...
kardeşlerim bakmayın sarı saçlı olduğuma
ben Asyalıyım
bakmayın mavi gözlü olduğuma
ben Afrikalıyım..."
Nasıl da güzel duruyordu (İsrailliler çocukları öldürmeyin) anlamındaki "İsraeli army stop shooting children" yazan pankartın yanı başında…
Ve belki de adını dahi duymadığı bir şairin "çocuklar öldürülmesin, şeker de yiyebilsin…" dizeleriyle yıllarca önceden kendisine selam ettiğinden habersiz…
İnsanlığın büyük bir çoğunluğunun istemediği korkunç bir savaşa doğru sürüklenirken küremizin dört bir yanındaki protesto yürüyüşlerinde pankartlarda resmi dolaştırılan ya da kuklaları ateşe verilen 'kötü adam'ların birçoğu Amerikalı. Bush, Rumsfeld, Cheney, Wolfowitz vs... Tam böyle bir dönemde aynı kalabalıkların yüreğini hayranlık duygularıyla dolduran 'güzel insan'ın da Amerikalı olması ne kadar garip değil mi?
Adı Rachel Corrie…


Henüz 23 yaşında, kocaman adamların henüz keşf edemediği masum ve tertemiz bir yüreğe sahipti. Ülkesinin vicdanıydı o, kaybedenlerin, yıllardır kaybetmeye mahkûm edilenlerin safında çıktı son yolculuğuna... Hiç tanımadığı, istese hiç de tanımayacağı, "bana ne…" deyip geçebileceği insanların, acılarına sırt çevirebileceği insanların yanında olmak için gerdi göğsünü tanklara... O, insanlığın ve insanlığımızın vicdanıydı, sesiydi…
Cesur ve asil kızlar hala hayatta ve bizimle, insanlığımızla. Onlar Vietnam’a asker taşıyan ABD asker trenlerini durdurdular, 1968’de Prag’da ve 1991’de Moskova’da Rus tanklarını durdurdular. Fransız, Rus, Amerikalı ve Alman tank ve tren sürücüleri bilir, bir canavar bile bir genç kız yavaşça yoluna çıktığı zaman durur.
Fakat bu kez öyle olmadı, olamadı... Her zaman insani duygular galip gelemezdi ya…
Rachel Corrie başka bir masalın canavarı tarafından buldozerle ezilerek öldürüldü. Bu Amerikalı genç kız, zarif ve savunmasız vücuduyla bir Siyonist buldozerinin Filistinli evlerini yıkmasını engellemeye çalışıyordu. Bilemezdi ki, sürücüsü onu görecek ama 10 tonluk çelik makinesini onun üstüne sürecek, iki kez üzerinden ileri ve geri gidecek.
İsrail ordusunun bir buldozeri tarafından ezilerek öldürüldü Rachel Corrie. Ajanslar, ezilişinin fotoğrafları geçti hemen; ilk karede bir buldozerin önünde duran sarışın bir kız, sonra buldozerin ilerleyişi ve geri gitmesi, son karede de ezilmiş, kanlar içinde bir yüz ve beden... İki dakika önceki sarışın kızdan bir eser kalmamıştı; ezilmiş kanlar içinde bir yüz…
16 Mart 2003’te Gazze'deki Refah mülteci kampında bir Filistinli doktorun evinin yıkılmasına engel olmaya çalışıyordu. İsrailli buldozer şoförü herkesin gözleri önünde çelikten canavarı üzerine sürdü, önce ileri, sonra geriye üzerinden geçti. Arkadaşları tarafından hastaneye ulaştırıldığında Rachel ölmüştü.
Rachel corrie, 1979 yılında ABD’nin Washington eyaletine bağlı Olympia kentinde doğdu ve büyüdü. Evergreen Devlet Koleji’nde eğitiminin son dönemine gelen Corrie mezun olduktan sonra yazar ve aktris olmak istiyordu...
Rachel'in empatik yeteneği öylesine gelişmişti ki, kameraların önünde Filistinli çocukların ihtiyaçlarını anlatırken bütün çocuklarını savaşa kaptırmış bir anne yüreğinin öfkesiyle konuşuyordu.
Son yıllarında arkadaşlığını paylaşan Peter Bohmer, onu her türlü baskıya ve haksızlığa karşı isyan eden bir insan olarak hatırlıyor. Oldukça mütevazı ve sorumluluk duygusuyla yüklü bir hayat yaşayan Rachel, Olympia Adalet ve Barış hareketi’nin de aktif bir üyesiydi. Sadece bir aksiyon insanı değildi.
İsrail işgaline karşı olan Rachel her ferdin yapabileceği en düşük katkının ‘içten içe hissetmek’ olduğunu düşündüğü bir işgal karşıtı kampanyaya katılmak kararındaydı. Evergreen’de Arapça çalışmıştı. ABD’nin Irak operasyonu başladığında İsrail’in özellikle Gazze Şeridi’nde büyük katliamlara kalkışabileceğinden endişe ediyordu ve bunu durdurmanın tek yolunun bölgeye uluslararası gözlemciler yollamak olduğunu düşünüyordu. 20 ocak’ta Olympia’dan ayrılarak önce Batı Şeria’ya, daha sonra da Gazze şeridi’ne geçen Rachel bahar döneminde eğitimine devam etmek üzere ülkesine geri dönmeyi planlıyordu.
Pasifik okyanusu kenarında ormanlarla kaplı olan Washington eyaleti, dünyada refahın en yüksek olduğu bölgelerden birisidir. Oysa Rachel'in öldürüldüğü Refah kampı daha o günlerde dünyanın en yoksul yeri ilan edilmişti!
Rachel, Amerika’daki rahatını bozup barış savunuculuğu yapmak, İsrail hükümetinin insafsız katliamlarına karşı kalkan olmak üzere Filistin’e gelmiş olmasa, rahat yaşamını sürdürecek, büyük bahçeli evlerde oturup, 'amerikan tarzı hayat'tan payını alacaktı. Ama o bunu yapmak yerine, kalkıp refah kampının çalıştığı sefaletine ve çocukların İsrailli askerler tarafından tavşanlar gibi avlandığı dehşetine gelmeyi tercih etti.
Onu hiçbir şey Siyonist laboratuarlarında doğan bir canavarla karşılaşmaya hazırlamamıştı, tamamen “yaratık” ve insanlara düşman bir canavarla. Annesine, babasına ve arkadaşlarına: “okumak, konferanslara gitmek, belgesel izlemek ya da anlatılanları dinlemek beni buradaki gerçekliğe hazırlamamış” diye yazıyordu.
Filistinli çocukların ölü bedenlerini Yahudi keskin nişancılarının mermileriyle parçalanmış kafalarını görüyor, ama “İsrail ordusu silahsız bir ABD vatandaşını vursa ne güçlüklerle karşılaşacağının” hayallerini kuruyordu. Ve Rachel yanıldı. Kuşkusuz cümle âlemi, hepimizi yanılttı İsrail.
Mensubu bulunduğu ülkenin başkanı Bush, Rachel’in katilini istemek yerine; ordusunu Irak’ı yıkmak ve kendi katilleri olan İsrail’i Ortadoğu’nun üstün gücü haline getirmek için gönderiyordu.
Sarı iş makinelerinin kurşungeçirmez camlı kabinlerindeki kişiler Siyonizmin son ürünleri. Siyonist hareketin başlangıcında onun öjenik amaçlarını:
“Kandan ve terden yepyeni ve acımasız bir ırk yaratacağız” anlamına gelen
“Mi dam umi eza Nakim lanu geza”
Dizeleriyle ifade edilmişti.
Böyle şarkılar söylüyordu Siyonistler. Rachel Corrie’nin öldürülmesiyle bu deneyin sonuç verdiği anlaşılıyor. “Acımasız ırk” artık bir hayal değil, o yeni jeopolitik gerçek. Birkaç ay önce, bir Yahudi buldozer sürücüsü Cenin kampını yıkarkenki tecrübelerini dünya ile paylaşmıştı (!):
Bir genç kızın en derin sırlarını, kalbinin en gizli köşelerini açacağı kişi annesidir elbet. Rachel Corrie’nin Filistin’de geçen 7 haftalık hayatı boyunca annesine gönderdiği e-postaları, onun his dünyasını analiz etme imkânı tanıyor. Bu mektuplarda korkularını, rüyalarını, hayallerini, iç çelişkilerini dile getiren Corrie ‘ideal insanının’ kendini adamışlığının; ‘kandan, irinden deryalar geçmeye’ azmetmişliğin en güzel örneklerini bırakmış geride.
Rachel Corrie’i buraya gelmeye iten sebep neydi?
Niçin?
Dinsel fanatik değildi, bir tarikat mensubu değildi, ideolojik saplantısı da yoktu. Öyleyse niçin yoksul Filistinlilerin evlerinin yıkılmasına engel olmak için dev buldozerlerin önüne kendisini atıyordu? Niçin?
Bu sorunun cevabını annesine yazdığı ve Guardian gazetesinde yayımlanan mektuplarından birinde yer alan ifadelerde bulmak mümkün... 7 Şubat 2003 tarihli mektubuna “merhaba arkadaşlarım, ailem ve diğerleri” diye başlıyor Rachel. İlerleyen satırlarda Rachel’in bu diğerlerinden kastının ‘bütün insanlık’ olduğu anlaşılıyor. 27 Şubat tarihli mektubunda annesine “benim kelimelere çok önem verdiğimi biliyorsun” derken de mektuplarında hiçbir kelimeyi israf etmediğinin mesajını veriyor.
“Biz başka çocuklar için endişe duyan çocuklarız” diyordu Rachel Corrie mektubunda, Filistin mülteci kampında tanıklık ettiği korkunç olayları yazıyordu. Oradaki zavallılara reva görülen insanlık dışı muameleleri, seraların ve portakal bahçelerinin sırf intikam olsun diye yerle bir edilişini, akla hayale gelmeyecek acımasızlıkları anlattıktan sonra şöyle diyordu:
"Evet, yine dans etmek istiyorum, iş arkadaşlarıma karikatürler çizeyim ve şakalaşayım istiyorum, ama bunun durmasını da istiyorum"
Bir başka kültür, din ve medeniyetin insanlarına hizmet götürmenin gereklerinin farkındadır Rachel. Daha Olympia’dayken öğrenmeye başladığı Arapçasını geliştirmekte olduğunu anlatır annesine. Genelde Gazze şeridi, özelde gönüllü olduğu Refah şehri hakkında ayrıntılı ve tutarlı istatistikler verecek kadar konusuna hakimdir.
Rachel sadece o insanları tanımak değil onların hissettiklerini hissetmek noktasında da özdeşleşmek gerektiğine inanır ve o toplumun derdini dert edinmiştir. 7 Şubat günü “Gazze her gün yeniden işgal ediliyor. Ancak korkulan o ki tanklar eskiden olduğu gibi ayrılmak üzere gelmeyecekler bu defa...” satırlarıyla dile getirdiği bu ‘dert’ 27 Şubat tarihli mektubunda açıkça ifade edilir: “Dün iki küçük çocuğunun ellerinden tutmuş olarak tankların ve bir nişancı kulesinin, buldozerlerin ve jiplerin önünde evini terk eden bir babayı seyrettim. Hepsinin birden vurulacaklarından endişe ettiğim için tankla onların arasında durdum. Bu her gün oluyor ancak bu babanın iki çocuğuyla öyle aşırı üzgün bir halde yürüyüp çıkışları beni çok etkiledi.”
En zor şartlarda dahi sevebilmek
Çatışmanın ortasında ‘sevgiyi ve paylaşmayı’ da öğrenir Rachel. “Evin cephedeki iki odası duvarlardan kurşunlar geçtiği için kullanılamıyor. Bu yüzden bütün aile, üç çocuk ve iki ebeveyn bir yatak odasında uyuyorlar. Ben yerde en küçük kız iman’ın yanında yatıyorum ve hepimiz battaniyeleri paylaşıyoruz... Nidal’in İngilizcesi her geçen gün iyileşiyor. Beni ‘bacım’ diye çağıran o. Büyük nineye İngilizce ‘Merhaba. Nasılsınız?’ demeyi bile öğretti. Her an tank ve buldozerlerin sesleri duyuluyor ama bu insanlar birbirleriyle ve benimle neşe içinde iletişimlerini devam ettiriyorlar.”
Rachel içinde bulunduğu durumda azla mutlu olmak zorunda olduğunu bilmektedir. 20 Şubat’taki mektubunda kendi küçük mutluluğunu dile getiren ve biraz da annesini avutmak isteyen şu satırları yazar:
  “Bilmeni isterim ki burada bana yardımcı olan bir sürü hoş Filistinli var. Basit bir nezle kaptım ve tedavi olmak için çok hoş bir limonlu içecek verdiler bana.” Ancak bir hafta sonra içinde bulundukları duruma rağmen Filistinlilerin gülebiliyor ve hâlâ kendisine iyi davranmaya çalışıyor olmalarını sorgulamaktadır.
Kendini sorgulama ve sürekli öğrenme
Rachel, Gazze tecrübesini kendi temel inançlarını sorgulamak ve hayatı yeniden anlamlandırmak için bir fırsat olarak görmektedir. Mektubunda insanın ne kadar iyi ve ne kadar kötü olabileceğini sorgular: “Onlar zorluğa uzun müddet dayanabilmenin güzel bir örneği. Şartların onları çeşitli seviyelerde etkilediğini biliyorum ama insanlıklarını gülücüğü, ikramı, sıcak aile ortamını bu oranda koruyabilmiş olmaları beni hayran bırakıyor.
Bir sonraki gün bu sorgulayışını bir çağrıya dönüştüren Rachel: “Bu durmalı. Hepimizin her şeyi bırakıp hayatlarımızı bunu durdurmaya adamamızın iyi bir fikir olduğunu düşünüyorum. Dünyaya geldiğimde istediğim şey bu değildi asla. Capital Gölü’ne bakıp ‘işte büyük dünya bu ve ben onun bir parçası olacağım’ dediğimde bunu kastetmemiştim. Ben içinde hiçbir çaba göstermeksizin müreffeh bir hayat yaşayıp bir soykırımın parçası olduğumun farkına bile varmadan çıkıp gideceğim bir hayata gelmedim...”
Başkaları Filistin’de yaşananlara nasıl bakarsa baksın Rachel yaşadıklarından ötürü mutluydu fakat yine de kendi sonunu da tahmin eden bir mektubunda ise şöyle bitiriyor:
"Filistin’den geri döndüğümde muhtemelen uykumda kâbuslar göreceğimi, burada kalmadığım için suçluluk hissiyle kıvranacağımı biliyorum. Bunları daha fazla çalışmaya yönlendirebilirim. Buraya gelmek hayatımda yaptığım en iyi şeylerden biri. Oraya geldiğimde deli saçması şeyler söyleyip çıldırırsam ya da İsrail ordusu beyaz adamları yaralamama şeklindeki ırkçı eğilimlerinden vazgeçip bir şey yaparsa, şu yargıya varmakta hiç tereddüt etmeyin: dolaylı olarak desteklediğim ve hükümetimin büyük oranda sorumlusu olduğu bir soykırımın göbeğindeyim."
Ve annesine yazdığı mektubu şöyle tamamlıyordu Rachel: “En ağır koşullarda bile insan kalabilme gücü ve yeteneğini keşfetmekte olduğunu yazmalıyım ki, bunu daha önce bilmezdim. Galiba aslolan onur...”
Böylece Amerika ve A.B destekli İsrail buldozerleri bir cinayet daha işlemiş oldu.

Türkiye’nin çığırtkan barışseverleri de, insan hakları edebiyatçıları da, Müslüman

cemiyetçileri de bu olayı duymadılar. Onların kulakları Washington’un federal çetesinde, gözleri Irak’a getirilecek demokratik ortamda, elleriyse çok getirili tahvillerdeydi. Sözde “civil” toplum örgütlerinden ve “the civil” ağın kadın örgütlerinden söz etmeye ise hiç gerek yok! Onlar zaten dolarlı projelerin peşindeler!
Son e-postasında babasına hitaben ise: “Eğer yaşamımın geri kalanında ne yapmam gerektiğiyle ilgili fikirlerin varsa lütfen bana söyle. Sizi çok seviyorum. Sen de birşeyler düşünüp tasarlayabilirsin, ben de katılmaktan memnun olurum. Kocaman sevgiler. Babacığım” diyordu.

                                  

 Bilal Öylek / Dünya Bülteni'ne teşekkür ederiz

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2009-10-06 15:28:39 - delikanlı

Yazan aciz
burdaki sözde delikanlılar (bende dahil) karşı karşıya gelsek bu MERT bayanla utancımızdan yerin dibine batarız sanırım........
Bağlantı

2009-06-03 01:41:51 - Rachel Corrie'ye İthâfen (ALINTI)

Yazan isimsiz
Rachel Corrie'ye İthâfen

Hayâtıyla dur dedi İsrail’in kelbine
Sesleri kısıkların sedâsı oldu Rachel
Memâtıyla ar dedi insanlığın kalbine
Kolları kesiklerin edâsı oldu Rachel

Pencereden bakmadı açıktaki açlara
Süslü kılıf biçmedi âşikâre suçlara
Direnişe güç verdi karşı koydu hiçlere
Şaron denen zalimin a’dâsı oldu Rachel

Çileli bir hayâtın başrolünü üstlenen
Eyyûbâne sabırla tevekküle yaslanan
Hissizliğe hislenip sessizliğe seslenen
Gazzeli yetimlerin nidâsı oldu Rachel

Paletlerin altında ezilen o değildi
Namertlerin önünde büzülen o değildi
Vicdân şahidimdir ki üzülen o değildi
Yüzümdeki utancın ridâsı oldu Rachel

İnsanlık onurunun fedâsı oldu Rachel
Belki de insanlığın vedâsı oldu Rachel...

Emre Çam

Bağlantı

2009-03-16 10:54:45 - Sümeyye'nin misafiri

Yazan ali kemal kastan
Boldozerin altında yaşadığın son saniye senin yanında ilk İslam şehidi Sümeyye'nin bulunduğuna eminim. Çünkü sen, İslam şehidi olan ilk Amerikalı kadınsın. Büyük doğdun, büyük yaşadın ve çok genç yaşında, tarih çapında dev bir insan olarak öldün. imreniyorum sana.
Bağlantı

2009-01-31 10:23:19 - Vay yiğidim

Yazan TevhidGenc
Erkeklerin yücelemediği bir makamdasın. İsmini anarken erkek oluşumdan utanıyorum. Biz seni SALİHA bildik. Rabbimde öyle bilsin. Rabbim merhameti ile hükmetsin. Yüzünü ahrette güldürsün...

Selamun aleyki
Bağlantı

2009-01-30 01:41:21 - vicdan ve ahlak

Yazan aliseriati
YORUM YAPAN DEĞERLİ ARKADAŞLAR: RACHEL BİZE ŞUNU ÖĞRETMİŞTİR Kİ VİCDAN VE AHLAK ÖZDE VAR OLANDIR. İNSANIN DİNİ, MİLLİYETİ, CEMAATİ, MENSUBİYETİ, MEZHEBİ, MESLEĞİ, KARİYERİ VE EĞİTİMİ İNSANA VİCDANI VERMEZ.
BUNU GERÇEĞİ ANLAMAK İÇİN ETRAFINIZA BAKMANIZ YETERLİ
SELAM VE DUA İLE
Bağlantı

2009-01-29 21:54:45 - sevgi

Yazan cesur
inşaal sen kıyamete kadar unutulmayacaksın fedakar ve cesur kız
Bağlantı

2009-01-29 14:26:53 - rachel

Yazan isimsiz
Rachel,bu onurlu ve müslümanca duruşun,eminim Rabbimin katında karşılık bulacaktır..
Bağlantı

2009-01-26 20:35:07 - RACHELLL....

Yazan isimsiz
Keşke ben yazsaydım dediğimiz şarkılar vardır ya da ne bileyim bu yorumu ben nasıl atladım dediğimiz ince sezimlemeler.RACHELLL, sen benim ömrümde yerinde olmayı çılgınca istediğim tek insansın,sen bu yorgun bedenin ilk ve tek kahramanısın,sen ezber bozan,sen tersten vuran,sen yaratılmak istenen canavarlığı ve korkuyu yıkan son yüzyılın en önemli kişisisin.RACHELLL,seni her anımsadığımda yüreğim acıyor,bedenim sızlıyor,vicdanım sallanıyor.
Bağlantı

2009-01-21 17:49:49 - Rachel sevgilim rachel.

Yazan Ümitvar
Evet sen kalbimin sevgilisisin. inan senden başka bu kalbime koyacak hiç bir sevgili yok. bizleri utandırdın sevgilim rachel. seni asla unutmayan biriyim ben.
Bağlantı

2009-01-09 17:23:26 - Yüzüün Işığa Dönen İnsan

Yazan Noyan Uykur
Sevgili Rachel biliyorum sen Filistinliler kadar cesursun. Bir Filistinli anne nasıl mermiye bedenini siper edip koruyorsa çocuğunu sende, bedenini siper ettin insanlık onuruna. Sevgili Rachel unutma yüzünü ışığa dönen insan asla ölmez.
Bağlantı

2009-01-09 01:06:53 - temenni

Yazan arslantekin1425
RABBİM mekanını cennet eylesin
Bağlantı

2009-01-07 13:31:02 - Bir kez daha..

Yazan Ozan Ay
Bizler böylece evlerimizde korkakca oturup,TV lerden olanları seyredip ahh vah çekmeye daha ne kadar devam edicez.Allahım ,bir tane daha Rachel Corrie istiyoruz.Adı Ahmet,mehmet,ozan,ayşe,fatma olanlar evde tv başında.Dozerlerin karşısında duracak kimse yok...
Bağlantı

2009-01-05 17:48:04 - Merhamet

Yazan isimsiz
Bir hristiyanı veya bir başka dine mensup insanı, oraya zalim yahudi dozerine karşı ölmeye götüren güç nedir? Herhalde temiz vicdanı ve merhamet duygusu olsa gerek. Irakta çoluk çocuk demeden birbirine(işgalci ABD yerine) mezhep ayrılığı nedeni ile saldıran müslümanların, yahudi zalimlerden ne farkı var? Mekanı cennet olsun, yüreği sevgi ve merhamet dolu olan Rachel'in.
Bağlantı

2009-01-05 12:57:08 - Mekanın Cennet olsun

Yazan isimsiz
Hepimize verdiğin muhteşem insanlık dersi için teşekkürler. Tek umut senin gibi insanların sonunun gelmemesinde. Umarım BOP eşbaşkanları da senin ne yapmak itediğini anlayabilirler...
Bağlantı

2009-01-04 22:08:07 - MALATYA

Yazan CEMİL
Rachel Corrie YAPTIKLARINI DÜŞÜNDÜKÇE KENDİMDEN UTANIYORUM
Bağlantı

2009-01-02 09:39:15 - Rachel Corrie

Yazan isimsiz
Dinin ne olursa olsun, senin yerin bence cennettir. Çünkü bir müslüman bile senin yaptağını yapamamıştır. Mesela ben.
Bağlantı

2008-05-10 20:03:17 - merhaba

Yazan isimsiz
hiçbirimizin gösteremediği cesareti gösteren bu arkadaşımız aklıma geldikçe kendimden utanıyorum
Bağlantı

2007-10-13 16:20:05 - Bayram

Yazan Rahmetli645
S.a Yeryüzünün kulun kula kulluğu zilletinden, Allaha kulluk şerefine ulaştığı andır bizim bayramımız... Öylesi bayramlara ulaşmak umut ve duasıyla... Nice bayramlara...
Bağlantı

2007-10-08 20:45:45 - Selam ve dua ile

Yazan Rahmetli645
S.a Kıyamete kadar Rahmetiyle yeryüzünü aydınlatacak kitabını indirmeye başladığı (ya da indirdiği) geceyi, Onsuz bin aydan daha hayırlı kılan yüce Rabbimiz, Kuranla şereflensin diye varettiği her geceyi kadrini bilip kadir gecesi haline getiren kullarından eylesin her birimizi...
Bağlantı

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->
<

Hakkımda

Merhum Ali Şeriati'nin hiç bir yere sığmayan hayat hikayesi ve o aydının sorumluluğu içinde olanlar...Yeryüzü mustazaflarının Rabbi olan Allah'ı anma.Afyonlanmış saltanatın dine Karşı Muhammedi dinin temelleri

Kategoriler

Arkadaşlarım

Blogcu Yardım